Savaşın ekonomik yansımaları

Savaşın ekonomik yansımaları

BUSİAD Ekonomi ve Sektörel Gelişmeler Çalışma Komitesi liderliğinde, her ayın son haftası  Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi ve BUSİAD Ekonomi Danışmanı Doç. Dr. Derya Hekim'in ayın ekonomi değerlendirmesini yaptığı, ' 1 Saatte Ekonomi ' isimli çevrim içi toplantı, 26 Mart akşamı gerçekleştirildi.

BUSİAD Ekonomi Danışmanlarından Doç. Dr. Derya Hekim, dünyanın karışık bir ortam içinde olduğunu söyledi. "2026'ya çok büyük jeopolitik risklerle başladık" diyen Doç. Dr. Derya Hekim, "Jeopolitik risklerin giderek arttığı bir dönemdeyiz" dedi. ABD ve İsrail'in İran saldırısının ardından İran'ın çalışan bir strateji uyguladığını da kaydeden Doç. Dr. Hekim, "Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla, ham petrolün yüzde 38'i, doğalgazın yüzde 29'u, rafine petrol ürünlerinin ve sıvılaştırılmış doğalgazın yüzde 19'u Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Bu hem enerji, hem tarım hem de lojistik ürünlerde ciddi bir daralma getiriyor" diye konuştu.

Petrol fiyatlarının savaşın süresine göre şekilleneceğini ifade eden Doç. Dr. Hekim, savaşın 4-6 hafta içinde bitmesi halinde petrolün 85-90 dolar düzeyinde kalabileceğini, bu sürenin uzaması halinde 120 doları, daha da uzaması halinde petrolün 150-200 doları bulabileceğini kaydetti. Doç. Dr. Hekim, şu an için savaşın Trump tarafından bitirilmek istendiğini de kaydederek, savaşın enerji sektöründe asimetrik etkilerinin de olduğunu kaydetti. Doç. Dr. Hekim, Enerji krizinden Çin'in etkilendiğini ancak elinde 2 milyar varil stok olduğunu söyledi. ABD'de petrol satanların kazandığını ancak hane halkının pompa fiyatlarından dolayı zararda olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Bu işten Rusya net kazançlı çıktı. Günde 150 milyon dolar kazanç elde ediyor. Türkiye petrolü bulmak açısından sorun yaşamıyor ama fiyatlar yükseliyor. Bir de gübre hammaddeleri nedeniyle fiyatlarda artış yaşanıyor. Bu da gıda fiyatlarına yansıyacak. Ayrıca bazı kimyasallar, çiplerin soğutmasında kullanılıyor. Bu da ciddi sorun yaratabilir, savaş uzarsa.

Petrol fiyatının artmasıyla tüm dünyada enflasyon artıyor. Bu da FED'in faiz indirimi yapmasını beklerken, şimdi artış yapabileceğini konuşuyoruz.

Bizim için bu paranın ana vatanında faizin artması durumunda bizim gibi ülkelere paranın gelmemesi demek. Dolar değer kazanırken altın değer kaybediyor. Bunun nedeni, likite dönme ihtiyacından kaynaklanıyor. Altın faiz getirmez. Faiz yüksekse buraya yönelme normaldir. Bir diğer nedeni ise altın toplayan merkez bankalarının altın satma ihtimali."

Türkiye'nin kötü durumda savaş ortamına yakalandığını da kaydeden Doç. Dr. Hekim, dezenflasyon sürecinin sıkıntıya girdiğini söyledi.

Kur baskısının süreceğini, enflasyon üstünde faizin de süreceğini belirten Doç. Dr. Hekim, petroldeki yüzde 10'luk artışın enflasyonda yüzde 1'lik artışa neden olacağını ve yıl sonu enflasyon beklentisinin de artacağını kaydetti. Doç. Dr. Hekim, gıda enflasyonun da, hem yaşanan girdi artışlarından, hem de tarımdaki yapısal sorunlardan dolayı yüksek kalacağını belirtti.

Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Hekim'in sunumu BUSİAD'ın Youtube sayfasından da izlenebilecek.